Risk almaya var mısınız

Gülmek; ”Saf” denme riskini göze almaktır.
Ağlamak ise; ”Duygusal” görünme riskini.
Birine yakınlaşmak; ”Kendini kaptırma” riskini,
Duygularını açmak; ”Kendini ortaya koyma” riskini,
Hayalleri ve düşünceleri sergilemek ise;
“Onları başkalarına kaptırma” riskini göze almaktır.
Sevmek; “Karşılık görememe” riskini…
Yaşamak ise; ”Ölme” riskini göze almaktır.
Umutlanmak; “Hayal kırıklığına uğrama” riskini
Çabalamak ise; ”Başarısız olma” riskini göze almaktır…
Ama riskler yaşanmalıdır.
Çünkü hayatımızın en büyük riski, hiç risk almamaktır.

ALTIN KURALLAR - MUTLAKA OKUYUN..

1-Ucuz araba kullan ama, alabileceğin en güzel evi al.

2-Her zaman ve her ortamda anlatabileceğin üç fıkra öğren.

3-Sevinçlerini sakın erteleme.

4-Eşini çok iyi seç. Çünkü bu seçim mutluluğunun veya bedbahtlığını %90’ını oluşturur.

5-Hergün 30 dakika yürüyüş yap.

6-Her yemekten sonra şükret.

7-Bir arkadaşına sırrını açıklamadan önce iki kere düşün.

8-Maaş çekini imzalayan kişileri asla eleştirme.

9-Kaybedecek şeyi olmayan insanlardan kork.

10-Gözünün önünde hep güzel şeyler bulundur.

11-Çocukların, gelenek sözcüğünü duyduklarında seni hatırlayacak şekilde yaşa.

Bakırcılar çarşısında altın satmak buna denir

Atalarımız yüzyıllar önce demiş bakırcı çarşısında altın satmak diye.. Ama bakın bu hikaye tam bunu ispatlar niteliğinde :)

"Adamin biri Washington metro istasyonunda yere comelir ve kemanini calmaya baslar; soguk bir ocak ayi sabahidir. 45 dakika boyuca 6 Bach calar. Cogu insanin ise gitmek icin hareketlendigi bu yogun saat suresince 1100 kisinin istasyonun icinden gectigi hesaplanir.

Uc dakika gecer orta yasli bir adam muzisyenin caldigini farkeder. Yavaslar, bir kac saniyeligine durur ve sonrasinda aceleyle ilerler yapacaklarindan geri kalmasin diye.

Cahilin cesareti, arifin erdemliği üzerine araştırma

İki psikiyatri uzmanı, 10 yıl kadar önce bir teori ortaya atmış şöyle ki;

"Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır."

Ve bunun üzerine bir araştırma başlatıldı. Fizyolojik ve zihinsel alanda yapılan çeşitli uygulamaların sonucunda şu bulgulara ulaşıldı:
· Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.
· Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimin-dedir.
· Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.

Yarın ki hayallerinize bugünden hazırlanın!

Herkes bir fatih sultan mehmet olamaz. 21 yaşında bir çağ açıp bir başka çağı kapatabilsin.. Bugüne kadar ne yaptım ki zaten, bundan sonra da hiç birşey yapamam demeyin.. Belki fatih sultan mehmet olma fırsatını kaçırdınız fakat henüz kaçırmadığınız başka fırsatlarınız var..

Buyrun o fırsatlar nelermiş görelim:

Kristof Kolomb Amerika'yı keşfe çıktığı ilk yolculuğunda 50 yaşını çoktan aşmış durumdaydı...

Pasteur kuduz aşısını bulduğunda 60 yaşındaydı...

Mimar Sinan,Süleymaniye camisini bitirdiğinde 70 yaşını geçmişti.

Selimiye camisini tamamladığında ise 86 olmuştu.

Bir Çürük Elma Tüm Ofisi Zehirleyebilir

İş yerinde öfke ve düşmanlık bulaşıcı olabilir.

Adını sadece Ruth diye belirteceğim bir Silikon Vadisi yöneticisi birkaç yıl önce bana ofisindeki insanların kötü niyetli olduğunu, sık sık onu aşağıladıklarını, sözünü kestiklerini ve saygısızca davrandıklarını söylemişti. Kötü davranışların hedefindeki tek insan o değildi. Birbirlerine de kötü ve saygısızca davranıyorlardı.

İşbirliği öğrenmeyi ve başarıyı artırır mı?

Prof. Uri Treisman, Berkeley Üniversitesi’nde araştırmacıyken, başarılı ve başarısız öğrencilerin neleri farklı yaptığını anlamak için bir çalışma başlatıyor.

Matematik sınav notlarına göre başarılı ve başarısız öğrencileri ayırt ediyor ve onlar ile görüşmeler ve anketler yapıyor. Derslerine giriyor.
Başarılı ve başarısız öğrenciler arasında çalışma saati, zeka seviyesi, dersi önemsemek veya derse katılım açısından hiç fark çıkmıyor.

Doğru anlamak için doğru algıyalayabilmek gerek

Dr. Paul Ruskin, öğrencilerine yaşlanmanın psikolojik belirtilerini öğretirken onlara şu olayı okudu:

ŞÂİBESİZ VE FAZİLETLİ İDARECİ

Halîfe Ömer İbni Abdülaziz hazretlerine bir rahle lâzım olur. Hizmetçisi Müzâhim'e emreder:

- Devlet işini bitirdikten sonraki boş zamanlarımda Kur'an okumak istiyorum. Üzerine Kur'ân-ı Kerîm'! koyup da rahatça okuyabileceğim bir rahle satın al da getir bana. Müzâhim çarşı-pazar dolaşır, ama hazır yapılmış bir rahle bulamaz. Hemen hazînenin ambarın-daki tahtalar aklına gelir. Kısa zamanda kestiği tahtalardan yaptığı bir rahleyi getirip Halîfe'nin önüne koyar:

- Buyur yâ Emîre'l-Mü'minîn, rahle! Halîfe rahlenin fiyatını sorar.

Deprem anında korunma yolları nelerdir

Depremler hayatımızın bir parçası, depremden korkarak yaşamak yerine depremle barışık olmak gerekiyor.

Depremle barışabilmek için de dikkat etmemiz gereken noktalar var:

1. Ev bina gibi yerlerde iken deprem olursa, hafifçe ezilecek ve yanında boşluk bırakacak bir kanepenin veya geniş ve büyük bir eşyanın yanında durulur.

2. Ahşap evler deprem anındaki en güvenli yapılardır. Bina çökerse geniş boşluklar meydana gelir.

3. Eğer yataktayken deprem olursa, basitçe yuvarlanarak yataktan düşülür. Yatağın çevresinde güvenli bir boşluk olur.

Son yorumlar